SENDİKAMIZ TÜRKİYE ÖZEL SPORCULAR SPOR FEDERASYONUNDA
Sendika Başkanımız Betül DEMİROK ve Yönetim Kurulu üyelerimiz sektörümüzün temsilcileri arasında yer alan Özel Eğitim Çalışanları ve Mensupları Derneği (ÖZEÇ) ile birlikte Türkiye Özel Sporcular Federasyonu ‘nu ziyaret etti. Federasyon Asbaşkanı Ensar KURT’un makamında sektörümüzün durumu ve iş birliği içerisinde yapılabilecekler değerlendirildi.
Türkiye’de özel eğitim ve rehabilitasyon alanında hizmet sunan kurumların güçlendirilmesi ve uluslararası iyi örneklerle desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu bünyesinde gerçekleştirilen temaslar ve yapılan değerlendirmeler kapsamında, özel gereksinimli bireylerin gelişiminde sporun ve hareket eğitiminin temel rolü bir kez daha ortaya konmuştur. Bu kapsamda, Avrupa’da özellikle Hollanda’da uygulanan modeller dikkat çekmektedir. Hollanda’da özel sporcular için tesislere sağlanan ciddi finansal destekler, sistemin sürdürülebilirliği açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. Özel gereksinimli bireylerin eğitiminde;
· Hareket eğitimi
· Oyun temelli temel hareket becerileri
· Sportif beceri eğitimi vb
gibi yaklaşımlar, gelişimin merkezinde yer almaktadır. Bu doğrultuda yapılan sunumlar ve özellikle engelliler komisyonları tarafından ortaya konan çalışmalar, Türkiye için yol gösterici niteliktedir. ancak mevcut yapıda bazı temel sorunlar dikkat çekmektedir:
· Özel eğitim merkezlerinin fiziksel altyapı ve kampüsleşme ihtiyacı bulunmaktadır.
· Devlet desteği; arsa tahsisi, bina yapımı ve spor alanlarının oluşturulması gibi konularda yetersiz kalmaktadır.
· Aile eğitimleri ve bütüncül yaklaşım yeterince yaygın değildir.
· Belediyelerin doğrudan rehabilitasyon merkezi açması yerine, mevcut özel sektörün desteklenmesi daha sağlıklı bir model olacaktır.
Bu noktada özellikle beden eğitimi ve sporun rehabilitasyonun ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırılması gerekmektedir. Sektör temsilcileri olarak en önemli vurgularımızdan biri şudur:
· Özel eğitim, yalnızca ticari bir alan olarak görülmemelidir. Vicdan ve sorumluluk bilinciyle hareket edilmediği sürece, verilen eğitimin niteliği zarar görecektir.
· Devletin özel eğitimi daha güçlü şekilde desteklemesi, sektörde kaliteyi artıracak ve hizmet alan bireylerin yaşam kalitesine doğrudan katkı sağlayacaktır.
Bugün gelinen noktada, özel eğitim alanında faaliyet gösteren işletmelerin yalnızca ekonomik kaygılarla değil, toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.
Şeklinde değerlendirmelerde bulunulmuş, paydaşlarımızdan özel gereksinimli kardeşimiz Mehmet ÇETİNER’in özel eğitim kurumlarının sadece eğitim kurumu değil kendilerinin sosyalleşebildikleri birer ortam olduğunu Federasyon Asbaşkanı Ferhat beye önemle belirterek kendisinin toplu taşıma aracına binme fobisini özel eğitim kurumunun desteğiyle yendiğini, eğitimin sadece bina içerisine kapatılmaması ve yaş ile sınırlandırılmaması gerektiğini belirtmiştir.
