Sevgili paydaşlarımız değerli kurucularımız;
Özel Eğitim ve Rehabilitasyon alanında işverenlerin kanuni bir yetkiyle hak ve hukukunu korumak ve geliştirmek amacıyla ülkemizin farklı illerinde faaliyet gösteren kurumlarımızın kurucu unsuru olan şirketlerimizin tüzel kimlikleriyle kurulan sendikamız ÖZSEN, sektörümüzün sıkıntılarını en üst makamlar nezdinde çözmek üzere sahaya çıkmış bu anlamdaki kuruluş basın duyurumuzu Sendika Genel Başkanımız Betül DEMİROK tarafından 04 Şubat 2026 günü sizlerle paylaşılmıştır. Sektörün son yıllarda geçirdiği süreç göz önüne alınarak bir takım sorunların çözümü için memleketimizin bir çok noktasından ailesini, işini bir kenara bırakarak Ankara’ya kadar gelen ve sonralarında kendilerine “Bir Grup Ankara Ziyaretçisi” denilen kurum temsilcilerimiz sektörde oluşan olumsuzluklara bir çare olabilmek için bir süredir gündemde olan sendika oluşumuna “evet” demişler ve tüm sektör paydaşlarımızı kucaklayacak TÜM ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON KURUMLARI İŞVERENLER SENDİKASI ‘nın kuruluşunu gerçekleştirmiştir.
Kuruluşumuzu tebrik için iyi niyetlerini sunan siz değerli paydaşlarımıza tüm Yönetim Kurulu olarak canı gönülden teşekkür ederiz.
Son süreçte kurumlarımızı bir araya getiren BKDS nin tarafları olan kurumlarımız, bilişim firmaları, STK’lar ve kamu görevlileri farklı söylem ve eylemlerle karşı karşıya gelinmiş, belki daha iyisi olsun diye kamu yetkililerin çıktığı süreç kurumlarımızda maddi, manevi bir çok olumsuzluklara sebep olduğu gibi bu sürecin görülmeyen tarafı olan veli ve öğrencilerimizin de hak kayıplarıyla neticelenmiştir. Bakanlığımızın özel eğitimin kalitesini artırmak için yaptığına inandığımız ancak istemeden de olsa yaşadığımız süreç Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi, sanki Bakanlığın Kurumları Devirme Sistemine dönüşmüştür. Ancak bu dururumun kamu yetkililerinin farkında olduğunu düşünmediğimiz gibi, biz kurumlarımızın da bakanlığımız yetkililerini yeteri kadar anlamadığı bu süreci de STK’larımız anlatamadığı hatta hukuken yetkisi olmadığı halde doğru sevk edemediği görülmüştür. Bu itibarla kamu dilinin gerektiği şekliyle sendikamıza yakışır kurumsal bir kimlikle hareket edeceğimiz aşikâr olup Sendika olarak bir şeylere mutlak karşı çıkmamız veya gözü kapalı bir olguyu desteklememiz mümkün değildir.
Yönetimsel olarak karar vermek bize düşse de önemli olan sahadaki 3500 paydaşımızın dönütleri ve ortak aklın çıkaracağı ve ancak sürdürülebilir bir meslek grubu olarak işimizi yapmak, bunu destekleyecek argümanları çoğaltmaktır. Bu süreçte herkesin kafasının karışık olduğu, süreç netleşmediği bir durumda ve yeni sistemim oturmamış iken bir şeyler yapmaktan ziyade varlıksal olarak realitemizi ortaya koymak ve bunu kabul ettirmek ilk önceliğimiz olarak ortaya çıkmaktadır.
Bizler Kamudan bağımsız değiliz, kamu düşmanımız da değil bilakis ortağımız, yoldaşımız ve en büyük paydaşımız. Sektörel anlamda her yönlü iyileştirme için her kapıyı yasal olarak çalarız, legal zeminde destek görmüş girişimler işimizi daha da kolaylaştıracaktır. Söylentilerin ve duyumların gerçeğin yanında hükmü olmadığı için doğrunun varlığına, gerçekten çok ihtiyacımızın olduğu bu zor zamanlarda itidalli olmak tüm sektör paydaşları için kaçınılmaz bir zarurettir. Bu minvalde her akla gelen soruya yapacağız veya yapmayacağız diyerek olumlu veya olumsuz görüş bildirmek biraz fevri bir davranış olacağından bizleri de çıkmaza sokması ihtimaldir.
Bu sebeplerle yeri ve zamanı geldiğinde en doğruyu gerçekleştirmek adına sağlıcakla ve sabırla kalın.
ÖZSEN YÖNETİM KURULU
